Kıdemli Yazılım Mühendisi & 20 Yıllık Gayrimenkul Analiz Uzmanı. Kodların mantığıyla emlak dünyasının karmaşasını çözüyorum.
Merhaba dostlar, ben Selman Güneş. 20 yılımı gayrimenkul piyasasının tozlu evrakları ile yazılım dünyasının sıfır ve birleri arasında geçirdim. Bugün size, bir gayrimenkulün "bug"ı diyebileceğimiz şerhlerden bahsedeceğim. Yazılımda hatalı bir kod satırı tüm sistemi nasıl çökertirse, tapu kütüğündeki küçük bir şerh de milyonluk yatırımlarınızı bir anda kilitleyebilir. Tapu sicilindeki şerhler, aslında mülkiyet hakkını kısıtlayan veya kişisel hakları güçlendiren "notlar"dır. Ancak bazı notlar vardır ki, o gayrimenkulü satmanıza asla izin vermez.
Bir taşınmazın tapu kütüğünde yer alan şerhler sütunu, o mülkün geçmişini, bugününü ve geleceğini belirleyen kritik bir veri tabanıdır. Türk Medeni Kanunu'na göre şerhler; mülkiyet hakkını doğrudan kısıtlayabilen, üçüncü şahısları uyaran veya belirli bir hakkın kullanılmasını sağlayan kayıtlardır. Eğer bir gayrimenkul alacaksanız, sadece "ada-parsel" sorgusu yetmez; şerhler hanesini bir debug (hata ayıklama) işlemi yapar gibi incelemeniz gerekir.
Bakın, şerhlerin hepsi satışı engellemez. Bazıları satışa "eşlik eder". Yani mülkü o şerhle birlikte satın alırsınız. Ancak bazı şerhler vardır ki, Tapu Müdürü'nün önüne dünyaları koysanız o imzayı atmaz. İşte biz bugün bu "hard-stop" noktalarını inceleyeceğiz.
Mahkeme kararıyla mülkün devrini tamamen durduran en sert şerh türüdür. Mülkiyet çekişmelidir ve hakim "karar çıkana kadar bu mülk yerinden oynamasın" demiştir. Satış kesinlikle yapılamaz.
Eşlerden birinin rızası olmadan konutun satılmasını engelleyen, toplumsal yapıyı koruyan bir mekanizmadır. Tapu sahibi "benim mülküm" diyerek tek başına tasarrufta bulunamaz.
Borçtan dolayı mülk üzerine konulan ancak satışa engel olmayan, lakin alıcının borcu üstlenmesini gerektiren riskli kayıtlardır. Borç temizlenmeden alım yapmak intihardır.
Gayrimenkul analizlerimde en çok karşılaştığım hata, "şerh var ama bir şey olmaz" mantığıdır. Dostlar, bazı durumlar vardır ki hukuken "devir yasağı" teşkil eder. Bunların başında mahkemelerce konulan İhtiyati Tedbir kararları gelir. Bir miras davası sürüyorsa veya mülkiyetin aidiyeti konusunda bir ihtilaf varsa, hakim mülkün üçüncü kişilere devrini önlemek için bu şerhi koydurur. Bu şerh varken tapu memuru sistem üzerinden satış işlemini onaylayamaz.
Bir diğer önemli engel, Vasiyetnamenin Tenfizi veya benzeri veraset süreçlerindeki kısıtlamalardır. Eğer tapu üzerinde "Satılamaz" ibaresiyle birlikte bir kamu kurumunun veya mahkemenin şerhi varsa, bu durum yazılım dilindeki "Fatal Error" gibidir. Çözülmeden ilerleme şansınız yoktur.
20 yıllık meslek hayatımda çok gördüm; beyefendi evi satmaya gelir, her şey hazırdır, ancak tapuda "Aile Konutu" şerhi çıkar. Eşinin haberi yoktur. Bu şerh, Türk Medeni Kanunu madde 194 ile güvence altına alınmıştır. Bu şerh varken, tapu sahibi olan eş, diğer eşin açık rızasını almadan evi satamaz, ipotek edemez veya kira sözleşmesini feshedemez.
Analiz notlarımda şunu belirtirim: Aile konutu şerhi bulunan bir evde, satışın gerçekleşmesi için eşin tapu dairesine bizzat gelip "Muvafakatnamem vardır" demesi şarttır. Eğer eş razı değilse ve mahkeme yoluyla bu rıza alınamıyorsa, o satış işlemi ölü doğmuş bir projedir.
Eğer bir yatırım yapacaksanız, satıcının "Bekarım" veya "Eşimle aramda sorun yok" beyanına güvenmeyin. Tapu kaydını bizzat inceleyin. Yazılımda veri girişi ne kadar kritikse, gayrimenkulde de resmi kayıt o kadar kritiktir. Şerhler hanesi boş görünse bile, mülkün aile konutu niteliği taşıyıp taşımadığını çevresel verilerle (muhtarlık kayıtları, faturalar vb.) teyit etmekte fayda vardır.
Noterden yapılan "Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi" tapuya şerh edildiğinde, bu mülkün 5 yıl boyunca üçüncü kişilere satışına karşı bir kalkan oluşturur. Eğer mülk üzerinde böyle bir şerh varsa, siz bu mülkü satın alsanız dahi, satış vaadi sahibi kişi dava açarak mülkü elinizden alabilir. Bu, bir yazılımın "cache" belleğinde kalan eski verinin, yeni veriyi bozması gibidir.
Bir de Şufa (Önalım) Hakkı meselesi var. Hisseli tapularda, bir hissedar payını satmak istediğinde diğer hissedarların öncelikli satın alma hakkı vardır. Eğer bu hak tapuya şerh edilmişse veya kanuni olarak mevcutsa, dışarıdan birine satış yapmak büyük risk taşır. Analizlerime göre, şufa davası nedeniyle iptal edilen satışların oranı son 5 yılda %12 artmıştır.
En çok sorulan soru şu: "Üzerinde haciz olan ev satılır mı?" Evet, teknik olarak satılır. Ancak! Alıcı, o haczi veya ipoteği kabul ederek satın alır. Yani bankaya olan 2 milyon TL'lik borç, evi aldığınız saniye sizin borcunuz (veya mülkünüzün yükü) haline gelir. Eğer borç ödenmezse, banka mülkü icradan satar ve sizin ödediğiniz para buhar olur.
Burada "Blokeli Çek" veya "Tapu Takas" sistemleri devreye girmelidir. Yazılımdaki "Transaction" mantığı gibi; para geçmeden mülkiyet geçmemeli, mülkiyet geçmeden borç kapanmamalıdır. Her iki tarafın da güvenliği için borç miktarı satış bedelinden düşülerek ilgili kuruma ödenmeli ve şerh kaldırılmalıdır.
Tapu üzerindeki bir şerhi kaldırmak, bazen bir veritabanı sorgusunu düzeltmek kadar kolay, bazen de tüm sistemi baştan yazmak kadar zordur. Şerhin niteliğine göre süreç değişir: